Bilim Kurulu üyesinden normale dönüş tarihi!

İstanbul Medipol Üniversitesi TIP Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, Altaş TV’de Murat Doğan’ın sunduğu ve 5 yıldır yayın hayatına devam eden Markavizyon programında kısıtlı normalleşme ve Karadaneniz Bölgesi’ndeki vaka artışlarının nedenlerini tek tek anlattı. Ordu’da yaşananları da özetleyen Öztürk, aşı çalışmalarının detaylarını da anlattı.

Bilim Kurulu üyesinden normale dönüş tarihi!
12 Mart 2021 - 13:48
İstanbul Medipol Üniversitesi TIP Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, Altaş TV’de Murat Doğan’ın sunduğu ve 5 yıldır yayın hayatına devam eden Markavizyon programında kısıtlı normalleşme ve Karadaneniz Bölgesi’ndeki vaka artışlarının nedenlerini tek tek anlattı. Ordu’da yaşananları da özetleyen Öztürk, aşı çalışmalarının detaylarını da anlattı.

Öztürk, Dünya’da 700-800 bin vaka sayısına ulaşıldığını belirterek, “Ülkemizde de hatırlarsak Ekim-Kasım aylarında 30 bini aşan olgular tespit edilince Türkiye zorunlu olarak kapanmaya gitti pek çok ülke gibi. Şu anda Dünya’da vaka sayısı son haftalarda 350 bin düzeyine kadar indi. Yani yarı yarıya bir azalma oldu. Türkiye’de ise 7-8 bin vakaya inmişken 30-32 binli rakamlardan, şu anda son günlerde 10-11 bin, dün de 13 bini aşan vaka sayısıyla karşılaştık” dedi.

KONTROLLÜ NORMALLEŞMEDE İLLERİN KENDİ VERİLERİ ÖN PLANDA

Sınırlı Kısıtlamada illerin kendi verilerinin ön planda olduğunu belirten Öztürk, Valiliklerın bu konularda yetkili kılındığını belirterek, illerin mücadeleyi kendi bünyelerinde yapacağını ve verilere göre renklerin değişeceğini belirtti. Öztürk, “Bu uygulama dünyada da var. Trafik ışıkları yöntemi dediğimiz işte, kırmızı sarı gibi, Türkiye yeşili mavi olarak tercih etti. 4 kategoride bir renklendirme yapıldı. Buradaki temel olay, illerdeki yüz bin nüfusta yeni vaka sayısı 7 günde ne kadar? Bakanlık bütün bunları dikkate alarak, bir ortak bir formülle illerin risklerini belirledi. Buna göre, düşük risk, orta risk, yüksek risk ve çok yüksek risk diyebileceğimiz riskli alanlar belirledi. Bu çok akılcı bir olay, burada vatandaşlarımız bizzat olayın öznesi olduğunu kendilerinin olduğunu daha yakından görecekler” diye konuştu.

“RAKAMLAR DÜŞÜNCE REHAVETE KAPILDIK”
Alınan tedbirler ve kısıtlamaların ardından rakamların düştüğünü belirten Öztürk, “Belirli yerler kapatıldı. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı konuldu. İnsanların kapalı mekanlarda bir araya geldiği yerler kapatılınca vakalar 30-40 binlerden 7-8 binlere kadar indi. Ne oldu sonra? Biz artık yasaklara karşı hafta sonları, cumartesi, Pazar daha fazla çıkıp aile toplantıları, aile sohbetleri çok daha baskın hale geldi. Kasım-Aralık’taki gerçekten kurallara uyum biraz gevşetilince hemen 7-8 binli rakamlardan bugün 13 binli rakamlara çıktık. Şimdi kontrollü yaşam diyoruz. Normal yaşam değil bu. Kontrollü yaşam ne demek? Biz bu olayla belli bir süre daha yaşayacağız. İki tecrübemiz var. Nisan-Mayıs dönemi ardından yeni normalleşme döneminin iyi algılanmayışı. Şimdi ise Kasım-Aralık ayındaki yüksek vakalar ve alınan önlemler. Hızla bir buçuk ayda düşen vakalar. Kontrolleri biraz rehavete kapılınca tekrar artan rakamlar” dedi.

ÖZTÜRK’TEN REHAVET UYARISI!

Türkiye’de alınan tedbirlerin ardından vaka sayılarındaki düşüşün ardından rehavetin oluştuğunu belirten Öztürk, “1 Mart’ta kontrollü normal yaşam başladı. Ama ben daha öncesinde rehavetin başladığını söylüyorum. Bu başlayan rehavet maalesef bu kontrollü yaşama rağmen, görebildiğimiz kadarıyla trafik eski günlerimize döndü. O açıdan gözlemlerim, bizim bu kontrollü normal yaşam dönemini, doğrusu henüz daha algılamada bir sıkıntımız var. Devletimizin şu anda koyduğu sistem çok güzel bir sistem. Diyor ki sana sen kendi çıktını kendin göreceksin. Yani ben seni her hafta değerlendireceğim. Kurallara uyarsan mavileşeceksin daha çok serbest alanlar oluşacak. Ama kurallara uymazsan sarıdan turuncuya, turuncudan kırmızıya döneceksin ve maalesef kısıtlama başlayacak” diye konuştu.

TÜRKİYE GENELİNDE BİR KISITLAMA OLABİLİR Mİ?

Türkiye’de artık genel bir kısıtlamanın öngörülmediğini vurgulayan Öztürk, “Ülke çapında bir kısıtlama pratik olarak söz konusu değil. İller mükafatlarını alacak veya kısıtlamayla karşı karşıya kalacak. Genel anlamda bir kısıtlamaya ihtiyaç olmaz” şeklinde konuştu.

KARADENİZ’DEKİ VAKA ARTIŞLARININ İZAHI ZOR

Karadeniz’de yaşanan vaka artışlarını değerlendiren Öztürk, bunun açıklanmasının zor olduğunu belirterek, “Olayın tek şekilde kolayca izahı mümkün değil. Şu anda düşük olan illerin geçmişine de bakmak lazım. Örnek, Nisan-Mayıs ayında çok yüksek olan illerde, yazın çok yüksek olan illerde belli sayıda kişi hastalandığı için, o illerde doğal olarak zaman içinde hastalık daha da düşecek. Şimdi bunların her birini kendi özelinde açıklamak gerekir. Burada yaşam tarzımız çok önemli, toplu olarak bir arada bulunmalar, nişan, nikah cenaze hele ev ziyaretleri. Bizim yaşam tarzımızdan gelen yakın ilişkiler bu hastalığın bulaşmasının temel yolu” dedi.

ORDU’DA SON DURUM NE?
Ordu’da yaşanan vaka artışını da değerlendiren Öztürk, “Ordu’da azalma başladı önce onu söyleyelim. Sayı düşen iller arasında Ordu’da var. Yapılacak şeyler çok net. Zaten bir senedir biz tedbirlerle yaşıyoruz. Bu süreci iyice öğrendik artık. Bu sürece biraz daha uyarsak, kişi düzeyinde, kurum düzeyinde, aile düzeyinde bu kurallara uyarsak, maskeye mesafeye, el hijyenine biraz daha uyarsak Ordu’nun da diğer illerimizin de bulundukları renklerden daha iyi renklere dönmemesi için hiçbir neden yok” diye konuştu.

VAKA SAYILARINDAKİ DURUM ARTIK İLLERİN KENDİ TEDBİRLERİNE BAĞLI

Kontrollü normalleşme süreci ile vaka sayılarındaki artış ve düşüşlerin illerin kendi alacağı tedbirlerle orantılı olacağını vurgulayan Öztürk, “Artık iller yarışıyor. İllerin uyumuna bağlı. Önce bana bağlı. Benim İstanbul için bir şey söyleyebilmem için benim kurallara ne kadar uyuyorum, sonra ailem benim için bir ölçüt. Çevrem ne kadar uyuyor diye bakarım. Her birimiz her koşulda kurallara uymak zorundayız. Kurallardan bağımsız değiliz” dedi.  

AŞILAMA ÖLÜMLERİ VE YOĞUN BAKIMA YATIŞI ENGELLİYOR MU?

Aşı çalışmaları ve sonuçlarını da değerlendiren Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Öztürk, “Aşı çalışmaları için bir defa şunu söyleyebiliriz ölümleri engelliyor. Yoğun bakıma yatışı engelliyor. Hastaneye yatışı çok büyük oranda engelliyor. Ama orta vakalar belki çıkabiliyor. Peki neyi engelleyemiyor? Hafif vakaları engelleyemiyor. Bunları engellemesi yüzde 50-80 dediğimiz bu ama şu anda aşı olup da yoğun bakıma yatan yada ölen ama aşı dediğimiz iki doz aşısını olmuş aradan 14 gün geçmiş olanları kastediyorum. Şu anda Türkiye’de bir milyondan fazla kişi ikinci dozunu oldu. Bunlardan 300’den fazla kişi hastalandı ama bunların çoğunluğu hafif, 12-13 kişi çoğu sağlıkçı, bir kısmı da varyant dediğimiz mutasyonlu kökenlerden oluşuyor ve hastalıkları hafif seyrediyor” diye konuştu.

MUTASYONLAR İLERİDE TEHLİKE OLUŞTURABİLİR
Türkiye’de koronavirüsün bir çok mutasyona uğramış şeklinin bulunduğunu vurgulayan Öztürk, “Varyantlarda şu anda ciddi bir  olağanüstülük yok ama bu varyantlar bir açıdan vagon gibi mutasyonların biriktiği bir şey. Bir mutasyon yok, birden fazla mutasyon var. Yarın tehlikeli bir hal alabilir. Her an tetikte olacağız. Güney Afrika Varyant’ına karşı aşının etkisi maalesef zayıfladı. Brezilya Varyant’ında zayıfladı. İngiltere varyantında aşı etkisi aynen devam ediyor. Şu an bu varyantlarla da henüz yoğun bakıma düşen veyahutta vefat eden herhangi bir vatandaşımız yoktur” dedi.

NORMAL YAŞAMA NE ZAMAN DÖNECEĞİZ?

Koronavirüs sürecini ve yaşananları anlatan Öztürk, kuralları uyulması durumunda normal yaşama dönüş tarihi ile ilgili de tahminini açıkladı. Öztürk, “Eski normal döneme geçişimiz 2021’in sonuna kadar bazı iller belki buna kavuşur ama ben yine yaz ortasından sonra biraz rahatlık diyorum. Kesin rahatlık yıl sonuna doğru” dedi.
 
Bu haber 347 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum