Ertan KILIÇ

Ertan KILIÇ

10. Köy

Gölköy'de Koronavirüs ile mücadele maddi kaygılarla mı yönetiliyor?

31 Mayıs 2020 - 00:00 - Güncelleme: 02 Haziran 2020 - 10:22

 Gölköy’de koronavirüs vakaları hızla yayılmaya devam ediyor. Kale Mahallemizde başlayan ve her geçen gün yayılmaya devam eden Koronavirüs’ün son vurduğu mahalle ise Bayıralan oldu. Şimdi birileri çıkıp bunu da yalanlayacak. Ancak şu kadarını söyleyeyim virüsün bulaşma yeri de Kale Mahallesi. Çünkü Bayıralan’da oturan ailemiz, Kale Mahallesi’nde bulunan akrabalarına Ramazan’da iftar yemeğine gidiyor. Ardından da aileye virüs bulaşıyor. Bayıralan’da bulunan ve testi pozitif çıkan bir kişi şu anda hastanede tedavi altında bulunuyor. Bu aileden kaç kişiye bulaştığı ise belli değil. Ancak bundan daha tehlikeli bir durum var. Şu an Gölköy’de faaliyette bulunan TEKSTİL FABRİKASI.
 
Dediğim gibi şu an Gölköy’de en büyük tehlike Tekstil Fabrikası konumuna geçti. Nedeni ne gelince. Tekstilde çalışanların bazılarının testleri pozitif çıktı. Hatta çalışanlar dışında ailesinin testi pozitif çıkan ve tekstilde çalışmaya devam edenler var. Dipköy Mevkiinde oturan ve testleri pozitif çıkan bir ailenin çocukları da Tekstil Fabrikasında çalışıyor. Onlar şu an tekstilden ayrıldılar. Ancak ayrıldıkları süreye kadar kaç kişiye bulaştığının cevabını verebilecek kimse yok. Eğer varsa bizi de aydınlatsın.  
 
Bugün sitemizde de haberi vardı. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Karşı Köy’de iki kişinin testi pozitif çıktığı için Hıfzıssıhha Kurulu, köyü 14 gün karantinaya aldı ve köyün giriş çıkışları Jandarma ekipleri tarafından kontrol altına alındı.
 
Taşköprü’de durum bu iken, Gölköy’de Tekstil Fabrikası’ndaki durumu bilmeyen yok. Ancak kimsenin bir şey yaptığı da yok. Buraya Gölköy’ün tüm mahallelerinden insanlar geliyor ve çalışıyor. Yani şu an tüm mahalleler tehlike altında. Peki bunu görmesi gerekenler kimler? Yada neden görmek istemiyorlar? Yaşananlardan ve gelen bilgilerden şunu anlıyorum, Gölköy’ün ekonomisi için önemli gelir kaynaklarının başında gelen Tekstil Atölyesi’ni kimse kapatmayı ya da tedbir almayı uygun görmüyor.
 
Tekstil Fabrikası ile ilgili o kadar çok iddia var ki anlatamam. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla covid-19 testi pozitif çıkan iki kişi maske üretiminin yapıldığı bantlarda çalışıyor. Yani koronavirüs ile mücadele için maske üretiyorsunuz ancak o maskeleri üretenler maalesef enfekte olmuş yani virüs bulaşmış kimseler. Peki onlar kimlere bulaştırdı? Yada üretim yaparken o maskelerle temasta bulundu mu? Tabiki, en azından öyle umut ediyoruz dokunmamış olsunlar.
 
Peki Gölköy Hıfzıssıha Kurul ne yapıyor? Kale Mahallesi, Çetilli Mahallesi, Gölköy Merkez, Haruniye Mahallesi, Çatak Mahallesi, Akçalı Mahallesi, Sarıca Mahallesi derken son olarak Bayıralan Mahallesi’ne kadar ulaştı virüs.  Peki alınan bir tedbir var mı? Yapılan işlem şu, Sağlık ekipleri virüsün görüldüğü mahallelerde çalışma yapıyor, kayıtlar tutuyor. Enfekte olma ihtimali yüksek olanlara, evden çıkmamalarını ve şikayetlerinin artması durumunda kendilerine haber vermelerini istiyor. Yani mücadele yine vatandaşa bırakılıyor.
Kurul kimlerden oluşuyor bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var, kurulun ekonomik kaygılarla hareket ettiği. Eğer ki böyle olmasaydı, Tekstil Fabrikası ile ilgili bir yaptırım yada karar alınırdı. Ordu’da bu virüsün merkezi Gölköy olmasını istemiyorlarsa şayet, radikal kararlar alınmalı ve tedbirler uygulanmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak olan olayların altından kimse kalkamaz. Herkes suçu bayram dolayısıyla İstanbul’dan İzmit’ten yani şehir dışından gelenlere atıyorlar. Ancak kimse ilçeyi yöneten ve bu konuda karar alması gerekenlerle ilgili tek kelime etmiyor.
 
Buradan yüksek sesle şunu söylüyorum. Biz Gölköy’ün birliği beraberliği ve sorunlarını konuşmak ve çözüm yolları bulmak üzere bir araya geldik. Ancak kimsenin Gölköylüleri göz göre göre tehlikeye atmasına da kayıtsız kalamayız. Ortada büyük bir tehlike var ve bu tehlike ilçemizi her geçen gün daha da etkisi altına alıyor. Kale mahallesi ile başlayan yayılma aradan 10 gün bile geçmeden 7 mahallemize daha sıçradı. Türkiye’de rakamların düştüğü ve virüsün yok olmaya başladığı şu günlerde Gölköy’de ki vaka artışlarının sebepleri iyi araştırılmalı ve çözümleri ortaya konulmalıdır. Sebepler tespit edilip çözüm bulunana kadar ise en mantıklı uygulama, virüsün görüldüğü mahallelerde karantina uygulamasıdır. Belki çok olumsuz söylediklerim ama, bu virüs ile mücadele edebilmeniz için her zaman en kötüsünü düşünüp planlamayı ona göre yapmanız gerekiyor. Yoksa bir yolunu bulup, başkalarına ulaşmayı başarıyor bu virüs.
 
Şimdi takipçilerimizden çoğu bizi felaket tellallığı yapmakla suçluyor ancak ne yazık ki durum bu. Gönül isterdi ki, Gölköy’e yapılan yatırımlar yada daha güzel haberler verelim sizlere. Ancak son dönemde hayatımızda güzel olan pek bir şey kalmadı gibi. Gölköy bizim ata toprağımız, gurbet elden Gölköy’e geleceğimiz günü iple çekerken, ailemizin annemizin babamızın yaşadığı ilçemizde yaşananlar maalesef bizleri de derinden üzüyor. Tedbirleri alıp uygulaması gerekenler belki bunu yapmıyor ama lütfen sizler tedbirlerinizi mutlaka alın, kimseyle tokalaşmayın, sosyal mesafeye mutlaka dikkat edin. Maskenizin olmadığı durumlarda kimseye 2 metreden az bir mesafe ile yaklaşmayın. Ellerinizi bol bol sabunla yıkayın, kişisel temizliğinize ve hijyen kurallarına dikkat edin. Yaşınıza yada sağlık durumunuza lütfen güvenmeyin. Şunu unutmayın ki, sizin sağlığınız bu virüsü yenmek için güçlü olabilir. Ya, anneniz, eşiniz, babanız, çocuğunuz, sevdikleriniz sizin kadar güçlü değilse? Onların hayatını tehlikeye atmaya hakkınız var mı?
 

Bu yazı 1506 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum