Ertan KILIÇ

Ertan KILIÇ

10. Köy

Gölköy'de siyaset anlayışı ne yazık ki kahve köşesinden ibaret

15 Mayıs 2020 - 23:14


 
Gölköy aslında nüfus olarak da nüfuz olarak da her geçen gün büyümeye, gücüne güç katmaya devam ediyor. Bir zamanlar İstanbul’da var olma mücadelesi veren Gölköylülerin bir çoğu artık kendi uzmanlık alanında parmakla gösterilir duruma geldi. Tek bir alan dışında SİYASET
Bazen düşünüyorum da Gölköylüler siyasette neden bu kadar etkili değil? Ordu merkezde 56 bin Gölköylü olmasına rağmen Ordu Büyükşehir Belediyesi’nde ve Altınordu Belediyesi’nde etkin bir konumda Gölköylü bir hemşehrimizin olmaması gerçekten çok acı. Peki bunun nedeni ne?
 
Öncelikle siyaseti yanlış yerde yaptığımız bir gerçek. Çünkü bizler siyaseti hiçbir zaman olması gereken yerde yapmadık. Hala karşı geçe beri geçe anlayışını güden kitleler var. Yani hala 1980 kafasında yaşamaya çalışanlar var. Birilerinin artık bu adamlara o devrin kapandığını söylemesi gerekiyor.
 
Türkiye’de AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve İYİ Parti var Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde. Peki sevgili hemşehrilerim bulunduğunuz ilçede, bu partilerdeki Gölköylülerin durumu nedir? Hiç baktınız mı? Ben söyleyeyim, adamlar bizi parmakla sayıyor. Siyasi partiler özellikle hemşehricilik ruhuna çok dikkat ederler. Hele de, büyük şehirlerde. Birinin bir yere ataması yapılacaksa o kişinin önce arkasındaki kitleye bakarlar. STK’ların yapısına bakarlar ve atamayı ona göre yaparlar. İşte bizler de Gölköylüler olarak siyasi partilerin hiçbir yerinde olmadığımız için atamalarda hep ayazda kalıyoruz.
 
Sevgili Gölköylüler, siyaseti kahvede okey oynarken yapmayı bırakmadıktan sonra, köşe başlarında devlet yıkıp, devlet kurmayı bırakmadıktan sonra, takım tutar gibi parti tutmaktan vaz geçmedikten sonra daha çok dövünürüz bizden niye birileri bu makamlarda yok diye.  İstanbul Bağcılar’da bulunan Gölköy Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde başkanlık yaptığım dönemde ve sonraki yıllarda şunu gördüm; Ak Parti’ye gönül verenler CHP’liler derneğe geldiğinde bir anda ortadan kayboluyor, CHP’ye gönül verenler ise AK Parti geldiği zaman ortalıktan kayboluyor. Zıt görüşten birilerinin geldiği toplantıya katılanlar da, karşı tarafı tahrik edecek provokatif sorular soruyorlar. Kahvede atıp tutanlar, devlet kurup devlet yıkanlar, ülkeyi yönetenlere sorduğumuzda hiçbir tanesinin bir siyasi partiye üyeliği olmadığını öğreniyoruz. Bu sosyal medyada da böyle. Bir bakıyorsun, sanki adam bir siyasi partinin genel başkan yardımcısı. Ama sorduğunda öğreniyorsun ki hiçbir partiye üye değil. Yani boş konuşup, boş yere bir birimizi kırıyoruz.
 
Siyaset, takım tutar gibi parti tutmak değildir beyler. Siyaset bir amaç için yapılır. Eğer bizim siyasetimiz Gölköy olacaksa, öncelikle partizanlığı bir tarafa bırakmak zorundayız. Gelen ağam giden paşam demeyi öğrenmemiz lazım. Tabi ki, sandığa gittiğimizde gönlümüzde bir parti olacak. Ama kahvede, sosyal medyada yada toplum içerisinde yapacağımız siyaset kırıcı olmamalı. Gelen siyasileri en iyi şekilde ağırlamalı ve ne kadar kalabalık olduğumuzu hissettirmeliyiz. Bırakalım siyasetin içinde kendine yer bulmuş olanlar konuşsun. Hangi siyasi partide olursa olsun arkasında yürüyelim. Mısır ekmeği gibi olmayalım.
Yaklaşık 250 bin Gölköylü varız. 80 bine yakın İstanbul’da, 56 bin Altınordu’da, Ali Kahya’da, Marmariste ve dünyanın bir çok yerinde. Hepimiz okey masasında bol bol siyaset yapıp, sosyal medyada bir birimize sallıyoruz ya hani, artık bunu bırakma zamanı geldi de geçiyor bile. Hangi siyasi partiye yakınsak gidelim o siyasi partiye üye olalım. Siyaseti parti içerisinde, dostluğu arkadaşlığı ise kendi içimizde yapalım. Başka türlü bir yere gelemeyiz vesselam.
 

Bu yazı 741 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum