Reklam
Recep Bayraktaroğlu

Recep Bayraktaroğlu

Hayatın İçinden

Ne memlekete doyduk, ne de gurbette doyduk!

16 Mayıs 2020 - 16:04 - Güncelleme: 28 Mayıs 2020 - 12:59

Bir çoğumuz, doğduğumuz topraklarda kalamadık!
Hep doymak için terk ettik, doğduğumuz toprakları ve sevdiklerimizi. ..

Doğduğu topraklarda bir hikayesi olanlar, çocukluğu, gençliği bu  topraklarda geçenler, kısaca hamuru burada yoğrulmuş olanlar özlemle yanıp tutuşuyor. 

Koca bir ömür geçti, geçiyor...
Ne memlekete doyduk ne de gurbette doyduk!

Ancak, yeni nesil'in bambaşka bir hikayesi var. Onlar gurbeti vatan bildi. Memleket ile olan bağları, yazları izinler de geçirdikleri bir kaç anı sadece! 
Tüm aidiyetleri bu kadar ata toprağıyla..
Şimdi bunlara aidiyet duygusu verecek, hamaset ve dernek toplantılarında ki sloganlar dışında yepyeni argümanlara ihtiyaç var. 
Bir gençlik meclisi,
Yeni nesil kongresi,
E-oyun organizasyonları vb.gibi 
Gençlik organizasyonları...
Kısacası yeni nesil ile aynı dili konuşan, memleket meselesine onların da kafa yoracağı bir şeyler denemek lazım.

Dönüş mü? 
Gurbette ki tüm Ordululara atfen söylenen güzel bir söz var: 
"Bir Ordulu, dünyanın neresinde hangi işi yapıyor olursa olsun, hangi mevkide bürokrat, yönetici olursa olsun; en büyük hayali emekli olduğunda köye ev yapmaktır.. :) " derler..
Bu hikayeden de anlaşılacağı üzere, Orta yaş kuşağı olarak biz muhakkak döneriz.  
Hele bu koronadan sonra mümkün olan en hızlı zaman diliminde döneriz. Ve de bu topraklarda doyarız da... Bizim nesil adapte olur..
Ancak, bizden sonra (40 yaş ve üzerindekileri kastediyorum) bu topraklarda, bu köylerde hayat nasıl devam eder hiçbir fikrim yok açıkçası.
Gölköy için güzel yazılar yazıyor arkadaşlar, güzel temenniler var. Bence de ne yapılacaksa (yatırım, planlama)bu dönemde yapılmalı! 
Orta yaş kuşağı bu nesil bu topraklar için büyük şanstır. Dünyanın birçok yerinde, bir çok farklı makamda, mevkide, ticarette, siyasette çok başarılı hemşehrilerimiz var.
Ne yapılıp edilmeli kıyıda köşede, tribünde kimse bırakılmadan, herkesi sahaya alarak bu birikimlerden istifade edilmelidir.
Gölköy'ü sadece yazları tatil yapılan bir yer olmaktan çıkarıp, hayatın 12 ay boyunca coşkuyla devam ettiği, ticarette ve siyasette adından söz ettiren, üreten bir model ilçe haline nasıl getiririz hep birlikte buna kafa yormalıyız. 

Son söz;
Aslında kabahat, ne gurbette ne de memleket de. ...kabahat, bizleri doğduğu topraklarda tutamayan sistemde. ...
Gelin bu sistemi değiştirmek için bir adım atalım. Yeni nesil kendi yurdunda doysun...
 

Bu yazı 1479defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum