Ümit İNAN

Ümit İNAN


Bakış açısı

16 Şubat 2021 - 18:46

Bakmak ve görmek anlam itibari ile bence çok geniş düşünülmesi gereken bir kavramdır. Önemli olan neye nasıl ve ne şekilde baktığımızdır. Bakmak ve görmek arasındaki fark, bu şekilde birbirinden ayrılarak uçurumlar oluşturmuş ve bizi farklı kulvarlarda düşünmeye zorlamıştır. Atalarımızın da söylediği gibi "Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düşünür" sözü de bu iki kelime arasındaki farklılığı ortaya koymaktadır. Ama sorun şu ki; toplumdaki gözlemlerim bu görüşe aykırı ve ters hareket etmekte. Insanlarımız nasıl görmek isterlerse öyle bakıyorlar, çünkü görmek istedikleri bu, ve böyle görmeye alışmışlar. Asıl sorunda aileden, yetiştiği çevre ile orantılı olarak gelişiyor. Öyle ise sorunun çözümüne ulaşmak için yine eğitime gerek duyulmaktadır. "Eğitim şart" kelimesi espiri olarak kullanılsa da eğitimin şart olduğu herkesçe bilinen kesin bir kanıdır. Çoğu zaman bakış açımızı etkileyen ve bizi yönlendiren de eğitimdir. Insanın kendisini geliştirip, topluma yararlı olmasındaki en büyük etkendir. Yine bakış açımıza ışık tutan güzel bir sözde şudur; "Insan güzel sevmez, sevdiğini güzel görür." çünkü kişinin görmek istediği de odur zaten, her sevilenin de güzel olacak diye bir kaidesi de yoktur. Burada esas olan maksat ise bakmakla çirkin görünen birinin, görmekle nasıl değişime uğradığının farkına varılmasıdır. Farkına varmadığınız, bilinçsizce uyguladığımız belki de dönüşü mümkün olmayacak hatalar yapabiliriz. Bu yanlışlara bir örnekte öğretmen ve öğrencileri arasında yaşanan şu diyalogdur.
"Öğretmen bir gün kimya dersinde deney yapmak için tatsız bir sıvıyı kendisinin ve her bir öğrencinin önüne koyar. Önce kendisi sonra öğrencilerin bu sıvıya parmaklarını bandırıp tadına bakmalarını söyler, sıvının tadına bakan her bir öğrenci iğrenç der ve bırakır. Öğretmen, tadına baktınız mı?
Öğrenciler, -Evet,
Öğretmen;
"Baktınız ama bir şeyi göremediniz der!.. Eğerki dikkatli bakmış olsaydınız sıvıya bandırdığım parmağımın ağzıma giden parmak olmadığının farkına varırdınız" der. Burada da hatanın kaynağı açıkça belli olmaktadır, dikkatsizlik. Dikkat bence sanattır, bilinç altına inmek gibi, göz ile beyin arasındaki bağlantıyı bakmakla kurmaktır görmek. Tipkı sevgi gibi gözlerde başlar. Bakarsın, hissedersin ve artık görmeye başlarsın bir de bakmışsın sevmişsiniz. Ama görmesini bilemedin mi onu da kaybedeceğin kesindir. İşte böyle bir gerçeğin farki varmadan hepimizin kaybettiği belki de bir çok şeyler vardır.
Üzüm üzüme baka baka kararır." Sözüyle de bunu pekiştirmekle kalmiyor bir kez daha bakmak ile görmenin yani BAKIŞ AÇISI'nın önemini alamış bulunuyoruz. Önemli olan bakmak değil görülmesi gerektiği  şekilde bakmaktır.  Boş bakmamalı ve bakan körlerden olmamalıyız.

 

Bu yazı 667 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum