Uzm. Psikolog Damla Altun ÖKLÜK

Uzm. Psikolog Damla Altun ÖKLÜK


SINAV DÖNEMİNDEKİ ÖĞRENCİYİ ANLAMAK

16 Şubat 2021 - 18:36 - Güncelleme: 20 Şubat 2021 - 00:25


Sevgili okurlarım bu hafta sınav döneminde yaşanan kaygıları kaleme alacağım. Hayatımızda hissettiğimiz mutluluk, sevinç, heyecan gibi olumlu duygular kadar kaygı, korku, endişe gibi olumsuz duygular da sağlıklıdır ve hayatı sürdürmek için gereklidir. Belirli bir seviyede bu duygular bizi harekete geçirir. Stres ve kaygı uzun süre devam ettiğinde yani optimal seviyeyi aştığında ve durumla orantısız olduğunda birtakım sorunlara yol açabilir. Sorun yaratan endişeler ve kaygılar işlevsel olmayan döngüler tarafından beslenir. Çevre, düşünce, duygu ve davranışlar arasında bir bağlantı vardır ve bu bağlantılar bu döngüyü kamçılayabilir.
Sınav dönemi normal şartlarda bazı öğrenci ve aileler için sancılı geçerken pandemi döneminde bu durum daha da zorlayıcı hale gelmiştir. Öğrencinin sınava yönelik kaygısını tetikleyebilen birçok sebep olabilir. Bu noktada kaygıyı yönetebilmek ve azaltabilmek için kaygıyı anlamak, kaygıyı tetikleyen döngüleri tanımak gerekir. O zaman sevgili öğrencilerim kendinize soracağınız ilk soru şu: “Sınava girmek benim için ne demek? Bu benim için ne anlama geliyor?” bu sorunun cevabı kaygıyı anlamanızdaki ilk adımdır. Ebeveynler bu soruyu kendilerine şu şekilde sorabilir: “Çocuğumun sınava girmesi benim için ne anlam taşıyor?”
Sınava Giren Öğrenciler Ne düşünür ve Ne hissedebilirler?
Seans odasında sınav döneminde olan danışanlarımdan şu cümleleri çok sık duyarım.

  • Zaten bütün dersler online, hiçbir konuyu anlamıyorum.
  • Konuları yetiştiremeyeceğim.
  • Annem ve babam benim için çok emek harcıyorlar, başarılı olmalıyım.
  • Arkadaşlarım ve ailem ne düşünür ne söyler?
  • Sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkıldım.
  • Bizden önceki dönem bu zamana kadar konuları bitirmiş ben daha yarıya bile gelemedim.
  • Çalıştığımı biliyorum ama yeterli değilim gibi hissediyorum.
  • Bir hedefim yok zaten o yüzden ders çalışmak istemiyorum.
Bu veya bunun gibi düşünen öğrenciler kendilerine olumsuz mesaj verir ve olumsuz duyguları daha yoğun yaşamaya başlarlar. Bu noktada ise gerginlik ve kaygı artar. Bu tarz cümleler oldukça keskindir ve kişiyi işlevsel olmayan düşünceler içerisinde kaybolup gitmesine neden olur. İşlevsel olmayan düşünce kalıplarını fark etmek, bunları daha işlevsel ve gerçeğe uygun tarzda yorumlayabilmek motivasyonun artmasına ve sınav sürecinde yaşadığı duyguları daha sağlıklı yaşamasına katkı sağlar. Hiç kaygılı olmamak veya kaygıyı aşırı hissetmek sorunu çözmek için gerekli olan çabayı ve motivasyonun önüne geçer.
Ebeveynlerin iyi niyetleri bazen çocuklara o kadar da iyi gelmiyor. Aşırı koruyucu bir ailede büyüyen çocuklarda güvensizlik ve yetersizlik duyguları kaygı oluşturabilir. Aynı zamanda sevgisizlik veya koşullu sevgi de kaygıyı beraberinde getirir.
Kaygıyı Alevlendiren Şeyler Nelerdir?
Yukarıda da bahsettiğim gibi olaylara yüklenen anlam, birçok olumlu ve olumsuz duyguyu beraberinde getirir.
Sınava yüklenen anlam, “Kazanamazsan sürünürsün, seni okuldan alırım, bu senin şansın, bak biz senin için çok çalışıyoruz sen de bunun karşılığını bize ver…” gibi yaklaşımlardır. Sağlıklı iletişim kuramamak, kıyas ortamı oluşturmak, eleştirel yaklaşmak kaygıyı arttıran etkenlerden bazılarıdır.
Çözüm Ne?
Öncelikle kaygının ne zaman, hangi ortamlarda, nasıl ortaya çıktığını anlamak ilk adımdır. İkinci adım bu nedenleri gerçeğe uygun ve işlevsel hale getirmektir.
  • Kendi beklenti ve hayallerinizi çocuklarınıza yüklemeyin.
  • Her insan biriciktir ve kendine göre bir potansiyeli vardır. Bu potansiyelin üzerinde bir beklentiye girmeyin.
  • Başkaları ile (abla, kardeş, kuzen, arkadaş vs.) kıyaslamayın.
  • Kendi kararlarını verebileceği, kendi seçimlerini yapabilen bir birey olduğunu unutmayın.
  • Açık ve sağlıklı iletişim yollarını deneyin.
  • Gerekli çalışma ortamını sağlayın.
  • Dikkatimizin sınırlı olduğunu kendinize hatırlatın ve gerektiğinde mola verin.
  • Keyif alabileceğiniz etkinliklere zaman ayırın.
  • Egzersiz yapmaya özen gösterin.
  • Aynı yerde ders çalışmaktan sıkıldıysanız kendinize farklı çalışma alanları oluşturun.
  • Sevdiklerinizle iletişim halinde kalın.

Çocuğunuzla bu önerilere benzer bir ilişkiniz olduğu halde hala kaygılı ise bir uzmandan destek almanız daha sağlıklı olacaktır. Psikoterapi düşünce, duygu ve davranış örüntülerinizi keşfetmenize yardımcı olabilir.
Sevgilerimle…
Uzman Klinik Psikolog
Damla ALTUN ÖKLÜK

Bana sosyal medya hesaplarından da ulaşabilirsiniz.
Yüz yüze/ Online seans bilgisi için: [email protected]
İnstagram: https://www.instagram.com/psikolog_damlaaltun/















 

Bu yazı 542 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum