Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

BABA DOSTUM

21 Haziran 2020 - 11:54

Bugün babalar günü, bu münasebetle babası hayatta olanlar, babalarına sımsıkı sarılsın. Babası hayatta olmayanlar ise, babalarının dostlarına sarılsın. Onlar bizlere babalarımızın hatırasıdır. Onlara sarılsın, onları hatırlasın. Baba ile oğul arasında geçen, Mevlana’ca bir hikaye vardır.
Hikaye odur ki;
Baba ile oğlu sohbet ediyorlarmış, babası oğluna demiş ki, senin kaç tane dostun var.
Oğlu çok dostum var baba demiş. Babası demiş ki oğlum, insanın çok arkadaşı olabilir, fakat çok dostu olmaz, bir tane yada, bilemedin en fazla iki tane dostu olabilir demiş.
İtiraz etmiş oğlu, hayır baba demiş, benim arkadaşlarım beni çok sever ve benim için her şeyi yaparlar demiş.
Peki demiş babası, senin arkadaşlarını, seni çok sevdiğini söylediğin dostlarını bir deneyelim o zaman demiş.
Koyunu kesmişler, çuvala koymuşlar, al çuvalı sırtına, git o senin çok sevdiğin, senide çok sevdiğini söylediğin arkadaşlarının kapısına, onlardan yardım iste demiş.
Çocuk almış çuvalı sırtına, en sevdiği arkadaşının kapısını çalmış. Sırtında kan damlayan çuvalı görünce, arkadaşı hiçbir şey söylemeden kapatmış suratına kapıyı.
Diğer arkadaşlarının kapısına gitmiş, hepsinden bu ve buna benzer cevaplar almış.
Sen başını belaya sokmuşsun, bizim başımızı da belaya sokma diyerek, vurmuşlar kapıyı suratına.
Çocuk çaresiz, üzgün bir şekilde dönmüş evine ve babasına demiş ki; sen haklıymışsın, benim gerçekten dostum yokmuş, hepsi kapıyı suratıma kapattı demiş.
 
Babası derki; oğlum falan falan köyde benimde bir dostum var, bir de ona git benim gönderdiğimi söyle demiş.
Çocuk sırtına alır çuvalı, babasının dostunun kapısına varır. Ben şu köyden falancanın oğluyum, sırtımda ceset var, babam beni sana gönderdi demiş.
Adam çuvalı alır sırtından,
Oğlum seni buraya gelirken kimse gördü mü diye sorar. Çocuk gören olmadı deyince, onu oturtur bir yudum su verir.
Alır çuvalı, evin etrafına bir kuyu kazar, çuvalı kuyuya gömerek, üzerini örter ve üzerine kokmasın diye, sarımsak diker.
Çocuğa, sen gidebilirsin oğlum, dostuma selam söyle, sarımsak tarlasına gözüm gibi bakacağım der.
Çocuk döner eve gelir babasına derki, baba evet gerçek dost  senin dostunmuş, böyle böyle yaptı deyince, babası derki, oğlum acele etme, dost kötü günde belli olur.
Oğlu şaşırır, benim arkadaşlarım zor günümde yüzüme kapıyı kapattı, senin dostun zor günümüzde bize yardım etti deyince.
Şimdi gideceksin ona, insanların içinde hakaret edip, bir tokat atacaksın der, oğlu ilk önce bunu yapmak istemese de babası söylediği için yapmak mecburiyetinde kalır.
İstemeyerek de olsa gider, babasının dostuna, insanların içerisinde bir tokat atar.
Çocuğun başını okşayarak, evladım, git dostuma selam söyle, ben bir iki tokada, ektiğim sarımsak tarlasını sökmem öyle..
 
Evet dostlar, baba dostu bambaşkadır. Sevenin kalmayınca seven, saranın kalmayınca saran, sahipsiz kaldığında sahip çıkandır. Bugün babalar günü, belki babanız hayatta değil, ama mutlaka babamızın dostlarından hayatta olanlar vardır. Baba dostu kıymetlidir, biz babalarımızın dostlarını da baba sevgisiyle severiz, saygı duyarız.
Velhasılı kelam dostlar, babalar gibi baba dostlarımız var bizim.. Rabbim babalarımızın da, baba dostlarımızın eksikliğini de göstermesin..
Selametle kalın..
 

Bu yazı 4076 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum