Reklam
Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

Gölköy'de siyasetim değil abim, kardeşim var

18 Mayıs 2020 - 13:34

Yazılarım yayınlanmaya başladıktan sonra,siz kıymetli hemşehrilerim tarafından,çok fazla mesajlar almaya başladım. Göstermiş olduğunuz bu teveccüh beni ziyadesiyle mutlu etti. Hepinize şükranlarımı sunuyorum. Omuzlarımdaki yükün ağırlığını, daha çok hissetmeme vesile oldunuz.
Sadece okumakla kalmayıp, birbirinden değerli fikirlerinizle katkıda bulundunuz.
Tabi bu arada, çok fazla da özel  mesajlar gönderdiniz. 
Bu mesajların içerisinde çoğunlukla, Gölköy‘deki siyasete bakışımı  ve belediye başkanı ile ilgili görüşlerimi merak ettiğinizi belirttiniz.
Yıllarca siyasetin içersinde aktif olarak görev aldım. Teşkilatlarda üst düzey görevlerde bulundum. Milletvekili adayı oldum ama hiçbir zaman, yapmış olduğum bu siyaset, genelinde Ordu ve özelinde Gölköy’lü olma kimliğimin önüne geçmedi. 
Söz konusu memleketim olunca, benim siyasetim biter.
 Bu söylediklerime, beni biraz olsun tanıyanlar şahittir. Hiçbir zaman siyasi partileri, hemşehri kavramının önünde görmedim ve bundan sonra da görmeyeceğim.
Çocukluğum ve gençliğim Gölköy’de geçti. Çamurlu yollarında hayallerimizi kurduğumuz, zorluklarını ve çilesini çektiğimiz, doğduğumuz bu toprakla olan münasebetimi hiçbir zaman bırakmadım.
Gölköy’deki siyasi parti temsilcilerine baktığım zaman, dedim ya çocukluğumuzu geçirdik diye onlardan birisi olan, her gün beraber yediğimiz, beraber oynadığımız, sadece çocukluğumuzu değil, gençliğimizin büyük bir bölümünüde, birlikte kardeşçe geçirdiğimiz CHP İlçe Başkanı, kardeşim Selçuk Kavak. Aynı zamanda baba dostum. Babalarımız gerçek bir dosttu. Ne zaman sıkıntıya düşseler, birbirlerinin yardımına koşarlar ve birbirlerinin dertlerine derman olurlardı.
Biz de babalarımızın dostluğuna, çocuktuk ama şahitlik ederdik.
Halen bu dostluk ve muhabbet devam etmektedir.
Diğer taraftan, İmam Hatip’ten abim olan, beni kardeşi gibi koruyup kollayan, kader birliği yaptığımız, aynı zamanda akrabalık bağıyla da birbirimize yakın olduğumuz, ne zaman memleketime gitsem ilk ona uğradığım, sevip saydığım abim gibi gördüğüm Ak Parti İlçe Başkanı Yaşar Yılmaz..
ikisinin de benim yanımda, Kardeşliği ve Abiliği kıymetli ve değerlidir.
Onların,kırılmasından ve üzülmesinden imtina ederim.
Durum böyle olunca, benim Gölköy ile  ilgili siyasetimi merak edenler için, ikisi ile de olan dostluğumu ve muhabbetimi belirtmek istedim.
Yani, demem o ki; benim Gölköy‘de siyasetim olmaz. Kardeşliğim olur, abim olur, emmim dayım olur, dostum akrabam olur, ama siyasetim olmaz.
İlk yazımda söyledigim söze sadık kalarak, Gölköy’ümüzün ali menfaatleri için, hangi parti olursa olsun, yapılan doğruları, takdir ederek, yine hangi parti yapmış olursa olsun, yapılan yanlışları, gördüğümüz hataları tenkit etmeye devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Çoğunlukla, Belediye Başkanı ile ilgili düşüncelerimi de merak ediyorsunuz. Doğruyu söylemem gerekirse, çok fazla tanımıyorum. Yaptığı çalışmaları yakınen göremediğim için, sadece  takip ettiğim kadarıyla bir şeyler söyleyebilirim.
Belediye Başkanı; Bir kentin, şehri eminidir. Yani, şehri emin deriz biz ona, şehrin anahtarı ona teslim edilmiştir. Bu kadar önemli bir görev ve sorumluluğu taşıyabilmek için, bulundurulması gereken vasıflar vardır. Liyakat sahibi, adaletli, liderlik vasıflarına sahip, sözüne sadık, çıkar ve menfaat odaklarından uzak, hayalleri olan, dertli ve derdi memleketi olan, vizyonu bütçesinden büyük olan, vebal sahibi olduğunu unutmayan, insana dokunabilen, siyasi kimliğini seçildikten sonra bir kenara bırakarak, herkesin Başkan’ı olduğu hissiyatına varabilecek bir kişinin, ancak böyle ulvi bir görevi yapabileceğine inanıyorum.
Belediye Başkanımız Fikri Uludağ’ı genellikle yol çalışmalarında görüyorum. Benim için,
Belediye binası, karayolları şantiyesi olmadığı gibi Belediye Başkanı’da, karayolları müdürü değildir.
Yani demem o ki; belediye başkanının görevi sadece yol yapmak değildir. Tabi ki mahalle yollarımız, köy yollarımız önemlidir, elbetteki yapılmalıdır. Çünkü yol medeniyettir. Ancak, öyle bir enerjiniz varsa ve de, illa yol yapacaksanız, bu gayretinizi yıllardır kangren olmuş, çileye dönüşmüş, hakkında şiirler yazılmış, türküler söylenmiş, gurbetteki hemşerilerimizin memlekete dönüşlerinde, işkenceye dönüşmüş, Gölköy’de yaşayan hemşehrilerimize zulüm olan, Ordu-Gölköy arasındaki yolun yapılması için harcanmalıdır.
Doğru söylemem gerekirse, yol yapılarak mutlu olacaksam, Ordu-Gölköy arasındaki, yolumuzun bittiğini görünce mutlu olacağım. Şimdiki yapılan yol çalışmaları beni mutlu etmiyor vesselam.. 
Selametle kalın..

Bu yazı 3424defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum