Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

GÖLKÖYÜM

11 Mayıs 2020 - 06:11

GÖLKÖYÜM
Kalbimde iki kişilik bir şehir ve sesleniyorum sana :
“Merhaba hemşerim...”
 
Büyük şehirlere bağlanma Mehmedim.
Öyle bir şehre yerleş ki,
küçük olsun fakat bizim olsun.
Sokaklarında tanımadık yüz,
ensesine şamar atamayacağın kimse dolaşmasın.
Her ağacına elin,
her karış toprağına terin değsin.
Ve kuytu köşelerden birinde
Senden habersiz ölenler olmasın.
 
Şairin mısralarda dile getirdiği memleket özlemi, bizim yüreğimizdeki memleketimiz, sevdamız Gölköyümüze duyduğumuz özlem ve sevginin tezahürüdür. Büyükşehirlerde yaşayıp fakat hiç bir zaman sığamadığımız, özlemini her zaman iliklerimize kadar hissettiğimiz, küçük ama bizim olan Gölköyümüz.
Doğduğumuz, çamurlu yollarında çocukluğumuzu kara lastiklerle, gençliğimizi geçirdiğimiz tozlu yollarında gelecekle ilgili hayallerimizin hayat bulduğu, medeniyete eşiklik, yiğitlere beşiklik yapmış, heybesinde çile, yalnızlık, fedakarlık ve memleket sevgisinden başka bir şey taşımamış, yiğitlerin başlarını omuzlarına dayadığı sığınak olmuş Gölköyüm..
Bambaşkadır bizim oralar, havası, suyu,bağı, bostanı, tabiat güzellikleri, yeşili ve çilekeş cefakar insanı ile bir başkadır bizim oralar..
Derdi, sıkıntıyı kendine yoldaş edinmiş, sahipsizliğine ve terk edilmişliğine inat onurluca yaşamayı kendine düstur edinmiştir.
Yavrularına doyamayan bir anadır benim memleketim..
Buram buram hasret, ilmik ilmik gurbet kokar toprakları..
Gencecik yavrularımız ya bir inşaat betonuna gömer hayallerini, ya da bir direğin tepesinde bırakır umutlarını..
Eksik olmaz Anaların feryadı, çocukların gözyaşı..
Hala memleketimizde işsizlik ve gurbet göçü bütün hızıyla devam etmektedir. Yani analar gözü yaşlı, çocuklar boynu bükük kalmaya devam etmektedir. Gölköyümüze istihdam sağlayacak yatırımların yapılmayışı ve gençlerimizin göçe zorunlu bırakılması, kanayan bir yaramız olarak halen karşımızda ciddi bir sorun olarak durmaktadır.
Kıymetli hemşerilerim;
Nasip olursa bundan sonra, dilimiz döndüğünce, kalemimiz yazdığı müddetçe, gençliğimizin baharındayken bağrından koparak gurbette, uzaklarında kaldığımız memleketimiz Gölköyümüzün,yaşadığı sıkıntıları dile getirmeye, sizlerin duygularına tercüman olmaya, mümkün olduğunca gayret edeceğim. Elbette olumlu ve hemşerilerimiz için yapılan güzel faaliyetlerden, Gölköyümüz için çakılacak bir çiviyi takdir edecek, gördüğümüz olumsuzlukları da tenkit edeceğimizden, siyasetten arınmış, bütün derdimin Gölköy olduğu bilinciyle hareket edeceğimi bilmenizi isterim. Gölköyümün sahipsizliğini, siyaseten yok sayılmışlığını, gençliğimizin sürüklendiği başı boşluğu ve Sivil toplum kuruluşlarımızın, Dernek ve Federasyonlarımızın yaptığı faaliyetleri ve yapması gerekenler ile ilgili fikirlerimizi, yani Sevdamız olan Gölköyümüz ile ilgili ne söylenmesi gerekiyorsa, eğip bükmeden, tamda kitabın ortasından konuşarak, sizlerinde desteği ve katkıları ile söylemeye gayret edeceğim.
Derdimiz Gölköy...Sevdamız Gölköy..
Selametle kalın..
 

Bu yazı 3619 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum