Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

HAYALLERİNDEN ASLA VAZGEÇME!

07 Haziran 2020 - 20:14

Kendi hayallerini kuramayanlar, başkalarının hayallerini yaşamaktan kurtulamazlar. Yani başkalarının hayallerini yaşayarak yok olurlar.
Hayaller kurmalıyız, rüyalar görmeliyiz ve bu hayallerimizin peşinde yorulmadan, bıkmadan, usanmadan koşmalıyız.
Hedeflerimiz olmalı, bizleri adım adım çıkartıp merdivenlerden hayallerimize ulaştıracak.
Nerede olursak olalım, hangi görevde olursak olalım, nereye gideceğimizi asla unutmadan hayallerimizin peşinde koşmalıyız.
Ünlü fizikçi Einstein bir gün trene binmek için gara gider. Gişelerden tam geçecektir ki, biletini bulamaz, çantalarını karıştırır, ceplerini karıştırır. Onun bir şey aradığını gören, görevli yanına yaklaşır ve yardımcı olmak ister.
Biletini aradığını söyler görevliye. Görevli Einstein’ı tanır, efendim sizi herkes tanıyor, bilete gerek yok, lütfen buyurun geçin der. Einstein derki; benim bileti bulmam lazım, çünkü ben nereye gideceğimi unuttum.
Hayatımızda bizlerde bu olay gibi durumlar yaşayabiliyoruz. Ümitler bağladığımız, üzerine hayaller kurduğumuz insanların buyurun geçin dediğimizde durduklarını, hayallerini unuttuklarını ve maalesef gideceği yeri unuttuğuna şahit oluyoruz.
Hayallerimiz her zaman için canlı, umutlarımız taze, heybelerimiz dolu olmalıdır.
Elbette kolay değildir, hayallere ulaşmak. Mücadele gerek, sabır gerek. Çünkü büyük hayalleri olanlar, zorlu sıkıntılara göğüs germeyi göze almalıdır.
Karşımıza çıkacak, her türlü engelleri, sıkıntıları ortadan kaldıracak güce sahip olmalıyız.
Üstad Necip Fazıl’ın mısralarında dile getirdiği, Ey düşmanım, sen benim ifademsin hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın. İfadelerinde hayat bulan mana, yapılan olumlu eleştiriler, bizi güçlendirerek gayretimizi ve başarımızı artıracak ve hayallerimize giden yolda ışığımız olacaktır.
Derdi üzüm yemek olmayan, bağcıyı dövmek gibi derdi olanların yapmış olduğu, olumsuz eleştirilere kulaklarımızı tıkayarak, sağır olup yolumuza devam edeceğiz.
Kaplumbağalar, toplanarak kuleye tırmanma yarışı düzenlerler. Onları izlemek için bütün kaplumbağalar toplanır. Yarış başlar, hedef önlerindeki yüksek kuleye tırmanmaktır. Kaplumbağalar için bu çok zor bir yarıştır. İzleyen kaplumbağalar, sürekli onların çıkamayacaklarını, bunun mümkün olmadığını, hatta imkansız olduğunu, hiçbirinin kuleye tırmanamayacağını söyleyerek, çoğu daha yarışa başlamadan, bir kısmı yolun yarısında, yarışı bırakmak zorunda kalırlar.
Fakat içlerinden bir tanesi vardır ki, söylenen bu olumsuzluklara aldırış etmeden, bunca olumsuz eleştirilere rağmen, yoluna devam eder ve kuleye tırmanmaya başlar. Ve belki de imkansızı gerçekleştirerek, kulenin zirvesine çıkar.
Bütün kaplumbağalar büyük bir şaşkınlık içerisinde nasıl başardığını merak ederler. Ve yanına yaklaştıklarında bir şeyi fark ederler. Kulenin zirvesine tırmanan kaplumbağanın kulakları sağırdır.
Onun zirveye çıkmasını engelleyecek, hiçbir olumsuz sözü duymamış ve inandığı yolda zirveye ulaşmıştır.
Hayatımızda sadece görevi, bize el freni vazifesi yapmak olan insanlardan uzaklaşarak, hayatımızdan çıkarmalıyız. Kaplumbağa misali sağır olup, azim ve kararlılıkla dışardan gelen olumsuz eleştirileri duymadan, yolumuza, hedefimize odaklanıp, zirveye ulaşmak için gayret sarf etmeliyiz.
Mevlana’nın söylediği gibi, bir delil ile kırk alimi yendim, fakat kırk delil ile bir cahili yenemedim.
Bu anlamlı söz ışığında, enerjimizi asla bu insanları ikna etmek için harcamamalıyız. Onlar bize inanmayacaklar, onlar bizi anlamayacaklar. Onları inandırmak ve bizi anlamalarını sağlamak için uğraşmayacağız. Çünkü bunu başaramayacağız. Bize inanan, bize güvenen insanlarla, onlardan aldığımız güç ve heyecanla, yolumuza bıkmadan, usanmadan inatla ve ısrarla devam edeceğiz.
Biz biliriz ki, hayaller zamanla duaya dönüşür, hiç dertlenme ne zaman gerçekleşir diye e vakti geldiğinde kabul olur dualarımız.
Bizlerden, memleketimiz ve bu topraklarla ilgili hayallerimizden vazgeçmemizi, umutsuzluğa kapılarak, ideallerimizden uzaklaşmamızı beklemeyin, çünkü önce insan ölür sonra hayaller,
Selametle kalın.
 

Bu yazı 3876 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum