Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

HER ŞEY SENİN ELİNDE

12 Haziran 2020 - 22:54 - Güncelleme: 13 Haziran 2020 - 10:53

Önce İnsan
İlla İnsan
Hazreti İnsan
İnsan yaratılmışların en şereflisidir, yani eşrefi mahlukattır. Öyleyse, her şeyin en iyisine ve hizmetlerin en güzeline layıktır.
Hizmetler yapılırken, sağcı solcu, beyaz siyah, zengin fakir ve partili partisiz ayırt etmeden, sırf insan olduğundan dolayı bu hizmetleri ulaştırma gayretinde olmamız gerekmektedir.
Bilgeye sormuşlar, dünyaya kör gelmekten daha kötü ne olabilir ki diye, bilge demiş ki kör olmayıp, fakat etrafındaki güzellikleri görememektir demiş.
İlçemizde o kadar güzellikler var ki, insanların istifade etmesi için onların hizmetine sunulmuş,
Etrafımız o kadar değerli şeylerle dolu ki, ilçemiz tabiat güzellikleri ve keşfedilmeyi bekleyen doğal kaynaklarıyla, muazzam bir coğrafi konumda bulunmaktadır. Bu kadar doğa ve tabiat güzelliklerine rağmen, elbette zorluk ve çileye dönmüş, sorunlarımız ve sıkıntılarımızda var bizim.
Hem bu güzellikleri göreceğiz, hem de sıkıntılarımız için çözüm üreteceğiz.
“Coğrafya kaderdir” sözü değiştiremediğimiz gerçekle bizi baş başa bırakmaktadır.
Gölköy‘de doğmayı biz seçmedik, tıpkı anne ve babamızı bizim seçmediğimiz gibi. Doğduğumuz o topraklar bizim kaderimiz oldu. Biz kaderimiz olan bu topraklardan da, bizi doğuran anadan ve toprağımız gibi Anadolu kokan babadan da şikayetçi değiliz elbette.
Biz de isterdik ilçemizde fabrika bacalarından dumanlar tütsün, işsizlikten dolayı gurbet ellere gidilmesin ve insanlar göç etmek zorunda kalmasın.
Doğdukları topraklar aynı zaman da doydukları topraklarda olsun. Topraklarımız verimli olsun, ekelim biçelim. Sevdiklerimizin ve memleketimizin hasretini, özlemini yaşamadan, doğduğumuz topraklarda, kendi kendimize yetelim.
Gençlerimiz yirmili yaşlarda, direk tepesinin tellerinin ucunda bırakıyor hayallerini veya bir inşaatın betonuna gömüyor bütün umutlarını..
Yarım kalmış hikayeler acıtıyor yüreklerimizi..
Geride gözü yaşlı analar, boynu bükük çocuklar, çaresiz eşler bırakarak, genç yaşta çekip gidiyor aramızdan, sessizce bir çığlık atarak..
Ve bir o kadarda, acıtan hüzünler bırakıyor fani dünyaya..
Geride bıraktıkları ise, hani derler ya, gün görmeden çekip gitti diye, işte o tarifsiz gün görmemişliğin acısını yaşıyor yüreğinde ilmik ilmik..
Bütün bunlar için bir şeyler yapmalıyız.
Hep birlikte düşünmeli hep birlikte karar vermeliyiz. Bu yaşadıklarımızı makus talih olmaktan çıkarıp, ilçemizin kalkınması adına yapılması gereken ve desteklenmesi gereken projelerde seferber olmalıyız. Bunu kim yapacak diye beklemeyeceğiz. Dışarıdan birilerinin gelipte, bizim sıkıntılarımızı bizim dertlerimizi çözmesini beklemeyeceğiz. Böyle bir beklenti içerisine girdiğiniz anda, hiçbir şeyin düzelmediğini, tam tersine daha da kötüye gittiğine şahit olacağız maalesef..
Tavuğun altına civciv çıkması için bıraktığımız yumurtalar, tavuğun yeterli sıcaklığı sağlayarak, bir zaman sonra, civciv yumurtayı kırarak, çetin bir mücadeleyle içinden canlı bir şekilde çıkmayı başarıyor.
Eğer biz o yumurtayı kırıp, içinden civciv çıkarmaya çalışırsak, o civcivin ölmesine sebep oluruz. Çünkü, bu müthiş doğum ve değişim kendi içinde gerçekleşmeli.
İlçemizin içinde bulunduğu bütün sorunları, siyasi bir ayrım gözetmeksizin, kendimiz, yani biz çözmeliyiz. Zor gibi gözükebilir, emin olun inanırsak çok kolay başarabiliriz..
Çünkü her şey bizim elimizde.
 
Bir bilge varmış, ne sorulursa ona cevap verirmiş. Onu kıskanan birisi bir gün demiş ki, ona öyle bir soru soracağım ki demiş, bu  soruyu kesinlikle bilemeyecek ve onu rezil edeceğim demiş. Ne soracaksın demişler, o da demiş ki, elime bir kelebek alacağım avucumun içine koyacağım, ona soracağım elimdeki kelebek ölümü yoksa yaşıyor mu diye, eğer ölü derse elimi açacağım ve kelebek uçup gidecek, yaşıyor derse avucumu sıkıp öldüreceğim der.
Bilge’nin yanına gider, der ki, avucumdaki kelebek ölü mü, yoksa yaşıyor mu diye sorar.
Bilge’den müthiş cevap gelir,
kelebeğin yaşayıp yaşamaması senin elinde..
Evet dostlar, Gölköy için bir şeyler yapmak bizim elimizde..
Avuçlarımızı açarak, geleceğimiz ve umudumuz olan gençlerimizin hayalleri için, kelebeğin uçmasını mı? Yoksa, Gölköy sevdamızı, ortak paydamızı, partizancılık ve kendimizden önce giden egomuza feda ederek, avuçlarımızı sıkarak, yeşeren umutlarımızı ve kelebeği öldürecek miyiz?
Unutma! her şey senin elinde..
 
Selametle kalın..

Bu yazı 3788 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum