Zübeyir BEKİROĞLU

Zübeyir BEKİROĞLU

Vuslat

Sarı ineği vermeyelim!

12 Temmuz 2020 - 23:15

Vakti zamanında ormanda yaşayan bir aslan ve inek sürüsü varmış. Aslanın gözü bu ineklerdeymiş. Fakat inek sürüsü kalabalık olduğu için bir türlü cesaret edip içlerine dalamıyormuş.
Aslanlar artık açlıktan yorgun ve güçsüz düşmeye başlamışlar.
Ne yapmalı da hiç çaba sarf etmeden, uğraşmadan karınlarını doyurabilirler bunu düşünüyorlarmış.
Ve bir karara varırlar, inek sürüsüne bir elçi gönderip onlarla anlaşma yapmak istediklerini söylerler. Elçi inek, sürünün yanına gelir ve der ki biliyorsunuz biz size saldırsak içlerinizden birkaç tanesini alacağız, siz karşı koyamayacaksınız ve karnımızı doyuracağız. Ne bizi yorun nede siz kendiniz yorulun, aranızdaki ineklerden bir tanesinin rengi çok sarı, o diğerlerinden farklı duruyor, onu bize verin, karşılıklı anlaşalım, biz karnımızı doyuralım ve bir daha da sizi rahatsız etmeyelim derler.
 
İnek sürüsünün önde gelenleri düşünmüş taşınmış, işin içinden çıkamayıp kararsız kalınca bilge ineğe sormak istemişler. Bilge ineğe durumu anlatmışlar ve asla içinizden birisini, sarı ineği vermeyin cevabını almışlar ve dönmüşler. Fakat aslanlar çok ısrar edince, artık başa çıkamamışlar, nasıl olsa biz çok kalabalık bir sürüyüz, bir taneden bir şey olmaz diyerek sarı ineği aslanlara vermişler.
Aslanlar sarı ineği yiyerek karınlarını bir güzel doyurmuşlar ve kendilerine gelmişler.
Birkaç gün sonra tekrar acıkınca inek sürüsüne yaklaşmışlar, ve sürünün içinde boynuzu kırık bir tane inek var,o bizim dikkatimizi çekiyor onu bize verin bizi uğraştırmayın sizde uğraşmayın demişler.
İnekler kavga çıkıp huzurun bozulmasını ve aslanla mücadeleden çekindikleri için barış yanlısı olmayı tercih ediyorlar ve tamam diyorlar onu da kabul ederek, boynuzu kırık ineği de aslanlara verirler.
Artık aslanlar işi öğrenirler, ineklerin bu zaafından da faydalanarak, artık benekli ineği, kuyruğu kısa ineği, gözü kör ineği diye diye sürüdeki inekleri teker teker almaya başlamışlar.
Hatta artık elçi göndermeye de gerek kalmadan kendileri gidip sürüye dalıp içlerinden bir tanesini alıp gider olmuşlar. Bunu gören inek sürüsünün önde gelenleri, panikleyip ne yapacaklarını bilemezler, sürü sürekli azalır, aslanlar her gün birini alıp götürür. Ve bilge ineğin yanına gitmeye karar verirler.
Biz nerede hata yaptık, sürümüz her gün biraz daha azalıyor, biz yok olacağız derler.
Bilge inek onlara cevabı verir. ”Siz hatayı sarı ineği verirken yaptınız.”
 
Evet dostlar, Bu kıssayı neden anlattım.
Elimden geldiği kadar, bütün samimiyetimle Gölköyümüz için güzel bir şeyler yapmanın ve Gölköylülük bilincini oluşturmanın mücadelesini veriyorum. Zor bir sürecin beni beklediğini, ön yargılı davranılıp, olumlu ya da olumsuz eleştirilerin olabileceğini zaten bekliyordum. Fakat son zamanlarda görüyorum ki, benim ya da benim gibi derdi Gölköy olanların mücadelesi, bizi ayrıştırmak, bizi güçsüzleştirmek, bizi bölüp parçalamak ve yaklaşmakta ve oluşmakta olan büyük Gölköy birlikteliğini baltalamak için, bizlerden sarı ineği isteyenleri görüyor ve şahitlik ediyorum. Biliniz ki, dertleri sarı inek değil, dertleri ve sıkıntıları filizlenen ve her gün biraz daha güçlenerek varlığını hissettiren Büyük Gölköy birliği, beraberliği ve bilincidir. Bütün siyasi parti temsilcileri ve gönül verenlerinin, ortak paydamız Gölköy bilinciyle hareket ettiğini gördüklerinde, olası oluşacak potansiyel gücü, bölmek ve parçalamak için büyük bir uğraşı içerisinde olduklarına maalesef şahitlik ediyoruz.
Nasrettin hoca çocuğunun eline bir testi verip çeşmeden su getirmesini söylemiş. Çocuk dışarıya çıkarken ensesine de bir tokat atmış. "Testiyi düşürme ha" demiş. Onu gören komşusu demiş ki hocaya, "hocam çocuğa niye vurdunuz testiyi henüz kırmadı ki" deyince, hoca komşusuna, "testi kırıldıktan sonra neye yarar ki vursam" demiş.
Ben de diyorum ki, hazır sarı ineği vermemiş ve testide henüz kırılmamışken, kardeşlik vazifemi yapıyor ve uyarıyorum, lütfen birbirimize ve değerlerimize sahip çıkalım, aramıza nifak tohumu ekmek isteyenlere, bizim kusurlarımızı göstererek ayrıştırmaya çalışarak, Gölköyümüz'ün birlik ve beraberlik mücadelesine balta vurmaya çalışanlara fırsat vermeyelim.
Selametle kalın..
 

Bu yazı 2689 defa okunmuştur.
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum